Kavak Yelleri Fan Club
Would you like to react to this message? Create an account in a few clicks or log in to continue.

Komik FıkraLar

Aşağa gitmek

Komik FıkraLar Empty Komik FıkraLar

Mesaj tarafından PLnAsL*DmL Perş. Mayıs 08, 2008 4:46 pm

Temel bir gün avrupaya gider.Temel'in kötü bir aliskanligida vardir, sürekli içki içer.

Birgun bir bara girip barmenden üç bira ister ve hepsini içer.Üç-bes defa böyle yapinca barmen merak eder ve sorar;

-"Niye hep üç tane bira içiyorsunuz?

Temel cevap verir;

-"Ben, Dursun ve Hamdi bizler üçüzüz. Hepimiz dünyanin farkli yerlerindeyiz. Hepimizde bara girdigimizde birbirimizin yerine bira içeriz, öteki iki birayi o yüzden içiyorum" der.

Yine günlerden bir gün Temel bara gelir ve iki bira ister, barmen verir.Temel biralari içtikten sonra tam kalkarken barmen sorar;

-"Allah rahmet eylesin efendim, kardesinizin biri öldü heralde?" deyince Temel cevap verir;



-"Hayir ben içkiyi biraktim da.."


--------------------------------------------------------------------------------
Bir mecliste konuşulurken,
Amerikalı :
-biz mars'a gideceğiz, demiş.
Alman :
-biz yakıtsız giden otomobil üreteceğiz, demiş.
Fransız :
-atom bombasını etkisiz hale getirecek projelerimiz var, demiş.
Bizim karadenizli de onlardan geri kalmamak için :
-biz de güneşe gideceğiz, demiş.
-güneşe gidemezsiniz, demişler. güneş yakar.
Karadenizli gülümsemiş :
-o kadar da enayi değiliz, tabi, demiş. akşam serinliğinde gideceğiz
--------------------------------------------------------------------------------
Büyük bir kasa soygunundan sonra çalıntı otomobille yol alan üç soyguncu, kent dışında otomobilden inip tarlalar arasında geldikleri yöne doğru hızla ilerlediler. Uzun süren bu iz kaybettirme yürüyüşünden sonra ıssız bir yer bulup oturdular. İçlerinden biri:
- Haydi sayalım artık, dedi. Kaç milyon kaldırdığımızı merak ediyorum.
İkincisi elini şöyle bir salladı:
- Yorgunluktan öldük yahu! Şimdi o kadar parayı saymakla ne diye uğraşalım. Yarın gazetelerde okur, biz de öğreniriz kaç milyon kaldırdığımızı.
Üçüncüsü öfkeyle yerinden fırladı:
- Deli misin be! Yarın her gazete ayrı bir rakam verir, biz de birbirimize gireriz!
--------------------------------------------------------------------------------
Baba, ortaokul üçüncü sınıfa giden oğlunun elinde karneyle salona girdiğini görür. "Allah allah, dönem ne çabuk bitmiş..." diye düşünür ve oğluna seslenir:
-"Getir bakayım şu karneyi!"
-"Al baba..."
Adam karneye bir bakar ki, beden eğitimi ve resim dışındaki tüm dersler zayıf.
-"Bir dediğini iki etmiyoruz, bilgisayar dedin, bilgisayar aldık, ingilizce kursu dedin ingilizce kursuna gönderdik, gitar kursu, müzik aletleri, ne istersen yapıyoruz. Kız arkadaş uğruna harcadığın çiçek parasının haddi hesabı yok. Ne bu notların hali, rezil şey!"
-"Baba... O benim karnem değil ki, senin kitaplarını karıştırıyordum, birinin arasında karnelerinden birini bulmuştum..."
--------------------------------------------------------------------------------
Kayseri'linin birisi istanbul'a gitmek üzere trene binmiş. Tren kalktıktan sonra yanındaki çantadan pastırma çıkarmış, tam yiyecekken karşısındaki adam dikkatini çekmiş ve ona uzatarak:
-Hemşerim yir misin demiş. Karşısındaki adam:
-Sağolasın benim hemeroidim var. kayserili:
-Olsun... önce bunu ye sonra onu da yersin...
--------------------------------------------------------------------------------
Bir müfettiş,İlköğretim okulu 2. sınıflardan birine teftiş için girer.Arka sıralarda oturan mahçup bir öğrenci müfettişin dikkatini çeker.
-Kalk bakalım evladım.Alfabemizde kaç harf var söyler misin?
-Öğrenci 25 der ve başlar harflerin adını söylemeye.Yalnız 4 harfi söylemeden geçer.
-Müfettiş olmadı,29 harf olması lazım der ve harfleri yeniden söylemesini ister.
-Öğrenci harfleri tekrar söyler ,sonuç yine aynı.......25...
-Bu sırada uyanık bir öğrenci söz alır.
-Öğretmenim o Fenerlidir....U.E.F.A yı bilemez..
--------------------------------------------------------------------------------
İki deli tımarhanede aynı odada kalıyorlarmış. Odanın kapısına bir anahtar uydurmuşlar her gece kaçıp geziyorlarmış. Bir gün görevli odanın kapısını açık unutmuş. Bunlar kapının yanına gelmişler kapı açık. Bir deli diğerine demiş ki:
- Eyvah bu gece kapı açık nasıl kaçacağız?
Öbürüde:
- Akıllıya bak bu gece de pencereden atlarız.
demiş
--------------------------------------------------------------------------------
Adamın biri otomobiliyle şehirler arası yolda gidiyormuş yol kenarında bir köylünün otostop yaptığını görmüş,
yanında bir inek olan köylü geçen araçlara durmaları için el ediyormuş.
Durumu merak eden adam köylünün yanında durmuş;
-Hayırdır hemşerim, ne tarafa gideceksin?
-İlerdeki kasabaya kadar beyim,
-İyi ama bu inek ne olacak?
-O önemli değil beyim arka tampona bağlarız o gelir.

Bu duruma pek aklı yatmayan adam köylünün durumuna acıyarak onu arabaya almış.
İneği ise köylünün dediği gibi arka tampona bağlamışlar.
Araba yavaş yavaş ilerlemiş. Adamın hızlanmaya çekindiğini anlayan köylü;
-Sen yürü beyim o gelir. demiş

Bunun üzerine adam hızlanmaya başlamış. 20,30,40 bakmış inek gerçekten geliyor.
Adam şaşırmış, 50, 60, 70 bakmış hala geliyor ve inekde hiçbir yorgunluk belirtisi yok.
Artık şaşkınlığı iyice artmış ve sinirlenmeye de başlamış.
Öyle ya sonuçta bir inek ne kadar hızlı koşabilir ki.
Derken adam iyice hızlanmış.
Kilometre 120 yi gösteriyor.
Dikiz aynasyndan ineğe bir bakmış ve gülümseyerek köylüye dönüp;

-Senin inek yoruldu herhalde baksana dili dışarda.
-Ne tarafa çıkarmış dilini.

Buna dikkat etmeyen adam tekrar bakar ve sol tarafa der.
Bunun üzerine köylü kendinden emin bir tavırla;
-O yorgunluktan değil, seni sollayacak da sinyal veriyor...
--------------------------------------------------------------------------------
Barışla Nilgün öğrenci olup, aynı evi paylaşmaktadırlar.
Bir gün , Barışın annesini yemeğe davet ederler,
Barışın annesi akşam yemeği süresince nilgünü uzun uzun süzer ve aslında
nilgünün
çok alımlı ve güzel bir kız olduğunu , acaba aralarında ev
arkadaşlığından
daha ileri bir boyutta bir ilişkinin mevcut olup, olmadığını merak
eder.
Aklını okumuşçasına barış annesine der ki:
Ne düşündüğünü biliyorum ama emin ol ki sadece ev arkadaşıyız, ötesi
yok.
Akşam yemeğinden sonra barışın annesi evine döner.
Aradan bir iki gün sonra nilgün der ki:
barış annen bize yemeğe geldiğinden beri gümüş çorba kasesini
bulamıyorum.
barış yanıtlar:
Annemin almış olabileceğini tahmin etmiyorum ama ben yine de
kendisine bir
mail yazayım.
Oturur ve yazar:
Anneciğim, Gümüş çorba kasesini sen aldın demiyorum, ama almadın da
demiyorum. Fakat konu şu ki: sen bize yemeğe geldiğinden beri gümüş
çorba kasesi kayıp. sevgiler oğlun barış.
Birkaç saat sonra barışın annesinden mail gelir:
Sevgili oğlum: nilgünle yatıyorsun demiyorum, ama yatmıyorsun da demiyorum. Fakat
konu şu ki: nilgün kendi yatağında yatıyor olsaydı, gümüş çorba kasesini
çoktan bulmuş olurdu.
Sevgiler annen candan.
--------------------------------------------------------------------------------
Üniversitede dönemin ilk gününde Rektör yeni gelenleri toplamış,
üniversite kurallarını anlatırken sıra yurt olayına gelmiş. Rektor demiş ki
"- Kız yurtları erkek öğrenciler için yasak bölge. Erkek yurtları da
kız öğrenciler için. Yasak bölgede yakalanan kişiye ilk seferinde 20
dolar ceza kesilecek. İkinci yakalanışında 60 dolar, üçüncü yakalanışında da
180 dolar ceza kesilecek. Sorusu olan var mı?"
Arka taraftan bir erkek öğrenci sesi:
- Sezonluk bilet ne kadar?>
--------------------------------------------------------------------------------
Temel şehrin en gözde semtinde büro tutmuş ve kapısına "Avukat Temel" yazılı bir tabela asmış. Yeni bürosunda ilk sabah otururken kapı çalınmış ve sekretere:
- Kapıyı aç kızım, demiş.

Sekreter kapıyı açıp büroya gelen adamı Temel'in odasına soktuğu anda Temel hemen telefona sarılmış konuşmaya başlamış:

-O iş tamam beyim... Benum aldığum davada kötü bir netice çıkmaz, tabi hemen çıkarıruz Osmanı da ben kurtarmıştım Dursun'u da... Siz hiç merak etmeyun. Ankara'da çok tanıduk var.

Konuşma bu şekilde birkaç dakika daha devam ettikten sonra Temel sekreterin odaya getirdiği adama:

- Aman efendum kusura bakmayun ama görüyorsunuz ki işler çok yoğun sizin ne davanuz vardı?.... Demiş.

-Adam:

-Hiiç...Benim davam filan yok ben telefonunuzu bağlamaya gelmiştim! demiş...
--------------------------------------------------------------------------------
Bir golf kulubünün soyunma odasında bir sürü adam giyiniyormuş. Ortada duran bir cep telefonu çalmıs. Yakınındaki bir adam hands-free konuşmam düğmesine basmış ve giyinirken konuşmaya başlamış.
Adam: Alo
Kadın: Merhaba şekerim, kulupte misin?
Adam: Evet.
Kadın: Ay ben burda süpper bir deri ceket gördüm. 1000 dolarcık.
Alabilir miyim?
Adam: Oluur, madem cok sevdin, al tabii.
Kadın: Aslında buradan önce de galeriye uğradım. 2002 modelleri
gelmiş, tam istediğim renkte bir tane buldum.
Adam: Ne kadar?
Kadın: 60 bin dolarcık.
Adam: O parayı vereceksem bütün aksesuarlarını isterim ama...
Kadın:Yaşasınnn! Bir şey daha var. Geçen sene beğendiğimiz ev yine satılık ve 450 bin dolar istiyorlar.
Adam: Tamam, ama 420 bin dolardan fazla verme sakın.
Kadın: Oldu şekerim. Sonra görüşürüz. Seni seviyorum.
Adam: Ben de seni... Görüşürüz.
Adam telefonu kapatıp afallamış şekilde onu seyreden topluluğa döner ve sorar:
Bu telefon kimin, bilen var mı?"
--------------------------------------------------------------------------------
Adamın biri yeni aldığı arabasıyla otobana çıkmış, arabasını deniyor. Yol boyunca tabelalar görüyor. "YAVAŞLA 50 km" Hızını 50 km/s'ye düşürüyor.
"YAVAŞLA 40 km" Hızını 40 km/s'ye düşürüyor.
"YAVAŞLA 30 km" Hızını 30 km/s'ye düşürüyor.
"YAVAŞLA 20 km" Hızını 20 km/s'ye düşürüyor.
"YAVAŞLA 10 km" Hızını 10 km/s'ye düşürüyor.
Ardından bir tabela daha "YAVAŞLA'ya HOŞ GELDİNİZ"
--------------------------------------------------------------------------------
Amerikan, Japon ve Türk temsilcileri, bir toplantıda buluşuyorlar. Amerikalı kulağını tutarak bir şeyler söyleniyor. Japon ve Türk hemen atlıyor: "Ne yaptın sen?" diyerek. O da cevaplıyor: "Biz teknolojide çok ileriyiz. Kulağımızın içine küçük çipler yerleştirdik. Bu şekilde başkalarıyla görüşebiliyoruz" Biraz sonra da Japon, kendi kendine konuşmaya başlar ve de diğerleri sorar: "Peki sen ne yaptın?" O da "Biz teknolojide çok daha ileriyiz. Dişlerimizin içine çok daha küçük çipler yerleştirdik. Bu şekilde başkalarıyla görüşebiliyoruz" Ardından Türk daha fazla kendini tutamayarak bayağı gürültülü bir şekilde gaz cıkartır . Amerikalı ve Japon sorarlar: "Ne yaptın sen?" Bizimki de cevaplar: "Faks çektim"
--------------------------------------------------------------------------------
Fanatik Galatasaraylı adamın biri hastalanmış, öleceğini anlamış ve oğlunu yanına çagırmış demiş ki;
-Oğlum ben artık fenerbahçeliyim demiş ve oğlu şaşırmış
-Baba sen fanatik galatasaraylısın şimdi niye takımını değiştiriyorsun
-Oğlum ben öleceğimi anladım ve dünyadan bir cimbomlu ayrılcağına bir fenerli ayrılsın der
--------------------------------------------------------------------------------
Yaşlı kadıncagız her sabah evinin bahcesine cıkar,
-ALLAHIM sana sükürler olsun verdigin nimetlere şükürler olsun diye dua edermiş
ateist olan yan komşusu genç kadın ise
-ALLAH yoktur teyze diye cevap verirmiş
bu hergün böyle devam ederken genç kadın, dur demiş şu yaşlı karıya bir oyun oynayayım
markete gidip 2,3 torba erzak, almış yaşlı teyzenin kapısınana gizlice bırakıp izlemeye başlamış
yaşlı kadın sabah kapıyı bir açmıs bir sürü erzak, demişki;
-ALLAHIM sana şükürler olsun bir sürü nimet göndermişsin
genç kadın hemen oldugu yerden çıkıp
-ben sana demedimmi ALLAH yoktur onların hepsini ben aldım diye gülmeye baslamış yaşlı teyze ise
-ALLAHIM SANA ŞÜKÜRLER OLSUN HEM BİR SÜRÜ NİMET GÖNDERMİŞSİN
HEMDE PARASINI ŞEYTANA ÖDETMİŞSİN...
PLnAsL*DmL
PLnAsL*DmL
Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 313
Nerden : İsTanBLue
Kayıt tarihi : 19/04/08

http://pelinkarahan.forumotions.in

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz